26 10 2014

SON GECE

SON GECE  |  görsel 1

Şiiri dinlemek için http://www.youtube.com/watch?v=2ITCQBgdWcI

Ben de bir zamanlar senin gibi vardım

Ben de koparırdım takvimin yapraklarını hevesle o gün için

Bir bir sıralanırdı zihnimde övündüğüm mücadele yıllarım

Yürüyordum ayağının basabildiği kaldırımlarda

 Akşamüstleri perdeler çekilirken,

Kader planına isyan ederek.

Karanlıktan korkan dostlarım

Sen giderken biz dönüyorduk diyen alaylarınızı hatırlıyorum

Ne oldu?

Kim kazandı?

 Bakın ben önce vardım “ilahi varışa”

Atıp tutardınız, yarışırdınız 

Görkemli mermerime şiir uydururken

Yolunuz kesildi.

Gelmeyerek kopacağınızı mı sandınız bu kervandan

Yoldan geçen yabancıdan medet umar oldum

Sebebi hikmet kılıfını en iyi uyduran, annem;

Bu kez nedir vazgeçişinin öyküsü?

Biz olmayı beceremeyen bencil sevgilim

Beni başka boyutta ki aşığın olarak anıyorsun

Buradayım, bir nefes ötende

Arkamdan sitem etme artık

En güzel eserim sana verdiğim emeğim

Kaç cuma daha erteleyeceksin beni söyle!

Issız kaldım, kurak kaldım,

Açılan ellerinizi özledim

Öperdim ben o elleri usulca

Siz hiç bilmezdiniz.

Günlere böldünüz, zamanıdır dediniz,

Ertelediniz.

Eriyorum benden iz kalmadı

Nerdesiniz!

Unutulmak değil

Ruhumun azabı, azap çekiyorum

Rüyalarınıza girip özlemimi gidermek istedim

Yazın camları açtınız ter içinde

Kışın üstünüzü örttünüz titreyerek

Sonbahar tam vakti

Kuruyan yapraklar çiçeklerimi örttü

Her yer sapsarı çamur derya, birbirinin aynı oldu

Ya beni seçemezseniz

Yerimi unutmadan kaybetmeden

Şimdi gelin.

Acılarımı dindireceğini sandığım puslu görüntü

Seni beyaz melek sanmıştım   

Tenimden daha soğuk vicdansız sesinle

Acımasızca yüzüme bakarak

 “Umut yok” dedin

Bir nefes daha, bir şans daha direnmek,

 Ne boş çabaymış benimki

Son ana kadar ruhun kıpırdamadan

Sanki çırpınışlarımın ahengine kapılmış gibi

Narsistçe izledin teslim törenimi

Adalete güvenen ahmak

Aklanmak için ne çok suçladın beni

Nice zaman geçti üstünden

 Sizinle son gecem, toprakla ilk gecem

Ya sonra?

Üç gün, yedi gün, kırk gün, bitti vefa borcunuz.

Hep anlatılırdı

Yalanmış buradaki üşümeler

Üşümüyorum

Dağlardan eriyen karlar ıslatıyor beni,

 Patlayan tomurcuğun ızdırabından alıyorum sabrımı

Göremediğiniz bir devran size de yer açıyor burada    

Yukarıdan izliyorum hepinizi, size dargın değilim

Varsa aramızda hesaplaşma

Nasıl olsa geleceksiniz yanıma…

Selma Gökçe

2
0
0
Yorum Yaz